Nesrin Can

Vaalipiirinä koko Suomi

Yli 11 000 äänestäjän tuki viime eurovaaleissa

EU-asiantuntija, äiti, 33-vuotias, 8 kielen taitoinen, kestävän elämäntavan puolestapuhuja, kulttuurin kuluttaja, eettisyyden ja luonnon ystävä, rauhanaktiivi, poliittinen avustaja, yliopisto-opiskelija, lukutoukka, reippailija, ammattiliiton jäsen, kansalaisjärjestötoimija, kestoilija, syntyperäinen suomalainen ja uuden ajan maailmankansalainen

nesrin@nesrin.fi
p. 040 5060709

Liity postituslistalle

Sähköpostiosoite

Türk kökenli Nesrin Can Avrupa Parlementosu Milletvekili Adayı  

Avrupa Parlementosu Seçimleri yaklaşıyor. Avrupa Birliği Üyesi ülkeleri genelinde yapılacak olan seçimler öncesi Fin adaylar seçim kampanyalarını hızlandırdı. Adaylar arasında Türk kökenli Fin vatandaşı Nesrin Can da var. 

Selcuk Vural,

Helsinki

Zaman Gazetesi 

İspanya'dan İsveç'e, İngiltere'den Danimarka'ya, İtalya'dan Almanya ve  Finlandiya'ya, Avrupa Birliği'nin (AB) bir çok ülkesi, 4-7 Haziran tarihleri arasında 736 yeni Avrupa Parlemantosu (AP) milletvekilini seçecek. Seçimler öncesi AP tarafından seçmenler arasında seçim farkındalığını artırmak ve bununla beraber onları sandığa götürmek amacıyla düzenlenen bilgilendirme kampanyasının sloganı ise "Senin Seçimin". AP milletvekilleri adayları arasında bir de Türk kökenli aday var; Sosyal Demokrat Parti'den (SDP)aday gösterilen 166 numaralı Nesrin Can. 

Seçimlere iki hafta kala, Helsinki Dünya Ticaret Merkezi'ndeki ofisimizde yaptığımız söyleşide Zaman İskandinavya'nın soruları yanıtlayan Can, bundan tam 35 yıl önce 1974 yılında Finlandiya'ya işçi olarak gelen Türk bir baba ve Fin bir annenin kızı. Helsinki'de dünyaya gelen 33 yaşındaki Can, düzgün Türkçe'sini de Türkiye'de geçirdiği yaz tatilleri ve çocukluk döneminde Bursa'daki anneannesinin yanında kalmasına bağlıyor.

 Siyasete Azerbeycan'ın başkenti Bakü'de gönüllü olarak bulunduğu bir gençlik kampı sonrası  döndüğü Finlandiya'da katıldığı bir müzik festivalinde katılmaya karar veren Can "Festival bana bir an yeryüzündeki bir cehennem gibi gözüktü" diyor ve konuşmasına devam ediyor: "Gençler sınırsız derecede alkol ve uyuşturucu alıyorlardı ve o an dünyada bir çok sorun, çatışma ve yoksulluk varken passif değil, aktif olmam gerektiğine karar verdim." 

Can 1999 yılında SDP'ye katılmış ve aradan 2 yıl geçtikten sonra da ilk defa Uluslararası Sosyalist Gençlik Kurulu İkinci Başkanı seçilmiş. Can bu önemli dönemeci "İlk defa Türk kökenli bir Fin genci böyle bir uluslarası organizasyonun ikinci başkanı seçilmişti. SDP'ye katılmamdan kısa bir süre sonra üstlendiğim bu görev, benim siyaset hayatıma yön veren ve deneyim katan önemli bir aşamadır" diyerek açıklıyor.

 

AP 2004 seçimlerinde beklediğinden çoz fazla oy almasına rağmen kazanamayan Can "Ancak yine de önemli bir başlangıçtı. Etnik kökenli bir Fin olmama rağmen 11 bin oy almak elbette bir başarıdır. Çünkü insanların resmimi bilbordlarında gördüklerinde kafalarında 'Acaba Fince biliyor mu?' gibi sorular oluşuyordu" diyor. Can diğer yandan da okul ve normal hayatı boyunca hiçbir zaman etnik kökeninden dolayı yadırganmadığını, çünkü Fince'nin de tıpkı Türkçe'gibi anadili olduğunu belirtiyor.

 Selma adında bir kız çocuğu olan Can, üyesi olduğu SDP'nin Avrupa Sosyal Demokrat Partileri (ASDP) grubu üyesi olduğunu belirtiyor ve bu grubun Türkiye'nin üyeliğini desteklediğini işaret ediyor. Seçimler sonrası Avrupa Hıristiyan Demokrat Partiler grubu (AHDP) arasında çözülmeler olacağını, dolayısıyla seçimlerden sonra ASDP'nin daha fazla koltuk sayısına ulaşacağının da kesinleşmiş olduğunu irdeliyor. Türkiye'nin AB'ye girmesinin kaçınılmaz olduğunu anlatan Can, "Sonuçta karşılıklı çıkarlar yüzde 50-50 olacak. Türkiye'nin stratejik pozisyonu çok söylendi. Obama'nın 2 günlük Türkiye ziyaretine de bu pencereden bakabiliriz" diyor.  Türkiye'nin en büyük probleminin eğitim olduğunu, terörün arkasında da bu gerçeğin yattığına inandığını söylüyor. Can ayrıca eğitim kalitesinin AB standartları ve işgücü ile yarışacak seviyeye çekilmesi gerektiğine değinirken, bu noktanın resmi olmayan gündeme sokulmasının ve AB fonlarla desteklenmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyor.  Can, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Genel Sekreterliği seçimlerinde Türkiye ile NATO arasında yaşanan krize AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiser Finlandiya'lı Oli Rehn'in katılmasına bir anlam veremediğini de sözlerine ekliyor.    Can son olarak ilk defa Türk kökenli bir Fin vatandaşının AP' ye seçilme ihtimalinin bu kadar yüksek olduğunu söylerken, uluslararası vizyonunun kendisine diğer adaylar arasından farklılaştırdığına dikkat çekiyor.